Yahudilik'te Nasıl Tövbe Edilir? Teşuvanın Anlamı Nedir?
Kişisel Gelişim

Yahudilik'te Nasıl Tövbe Edilir? Teşuvanın Anlamı Nedir?

31 Ocak 2021 14:16
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Tevrat’ta “tövbe” olarak çevrilebilecek iki terim vardır: naham (pişman olmak, düşünceyi değiştirmek) ve şuv (geri dönmek, sırt çevirmek). Tevrat’a göre tövbe, Tanrı’nın buyruklarını veya yasaklarını çiğnediği ve günah işlediği için kişinin derin bir üzüntü ve pişmanlık duymasıyla başlar. Ancak bu sadece başlangıçtır; pişmanlıkla başlayan tövbe, düşünce ve davranış değişikliğini beraberinde getirmelidir. 

    Talmud’un oluşumu döneminde “şuv” fiilinden “teşuva” kelimesi türetilmiştir. Bu kelime, kötü fillerinden pişmanlık duyarak Tanrı’ya dönmeyi ve O’nun istediği gibi iyi işler yepen bir kul olmayı ifade etmektedir. Tanah’ta (Eski Ahit) tövbe konusunun sürekli işlenmesi ve insanların günahtan vazgeçip Tanrı’ya dönmeye çağrılması sebebiyle Yahudi din âlimleri tövbeye büyük önem vermiş, nasıl yapılması gerektiği hususunda yorumlarda bulunmuştur. XI. yüzyılda yaşayan Bâhya b. Yusuf b. Pakuda’ya göre tövbe, “Tanrı’nın çizdiği sınırdan çıkan kişinin kurtuluşu isteyip O’na dönmesi”dir. İbn Meymun (Maimonides) ise tövbeyi, “günahın zihinden sökülüp atılarak tamamen unutulması ve bir daha ona dönmemeye karar verilmesi” şeklinde tanımlamıştır. 

    Yahudi doktrinine göre, tövbenin tam anlamı, "teşuva" teriminin anlamı olan “açık dönüş” ifadesinde açıkça belirtilmiştir. Yapılan tüm kötü işler ve günah, insanın Tanrı ve O'nun yasalarından sapmasının doğal ve kaçınılmaz sonucudur. İnsanın kaderi ve görevi Tanrı'nın yanında olduğu gibi Tanrı ile birlikte olmaktır. Her insan, günahlarından dolayı uzaklaştığı merhamet ve sevgi dolu Tanrı’ya geri dönerek kendisini günahtan kurtarmalıdır. Çünkü Yahudi inancına göre, dünya üzerinde âdil bir insan yoktur, iyi olan ve günahkâr olmayan bir insan yoktur. Bu yüzden her ölümlü Tanrı’ya geri dönüşe ihtiyaç duyar. 

    Yine Yahudiliğe göre Teşuva, terim olarak, günahın feshedilmesi, affedilme çağrısı ve Tanrı’nın yasasına dönüş gibi anlamlara gelmektedir. Tövbe, Yahudi Kutsal kitabının ve on gün süren ceza gününün ana temasıdır. Bu on gün süren kefaret günlerinde kişi, ibadet ve dualara odaklanır. Bağışlama gerçek tövbeye bağlıdır; bir kişiye haksızlık yapıldıysa, bunun iadesi mutlaka yapılmalıdır. 

    Tanrı insanların işlediği günahların cezasını yalnızca öteki âleme bırakmamakta, büyük bir kısmını bu dünyada çeşitli sıkıntılarla ödetmektedir. Sıkıntılardan kurtulmanın tek yolu da, günahlardan pişmanlık duyarak, samimî şekilde tövbe etmektir. Tanah’ta, bir kişi veya toplumun günahlarından tövbe ederek Tanrı’ya yalvarması, gözyaşı dökmesi halinde belâ ve felâketlerin son bulacağı belirtilmektedir. Çünkü Tanrı, insanların günah sebebiyle ölmelerini değil tövbe ile yaşamalarını ister ve tövbe etmelerini bekler. İnsanlar birçok günah işleyebilir, Tanrı’dan uzaklaşabilir. Fakat Yahudi inancına göre, kişi yaptığı günahlardan vazgeçerek, gerçek bir dönüşle Tanrı’ya yöneldiğinde, Tanrı onun sesini mutlaka duyacaktır. Yahudiliğe göre Musa, putperestlik gibi en ağır günahları işleyenlerin dahi, bir gün hakikî bir samimiyetle Tanrı’ya yöneldiklerinde, doğruyu bulacaklarını söylemiştir. Bu yöneliş, o kişi için bir aydınlanma ve manevî açıdan bir uyanış olacaktır. 

    “İnsanoğlu, İsrail halkına de ki, ‘Siz şöyle diyorsunuz: İsyanlarımızla günahlarımız bizi çökertiyor, onlardan ötürü eriyip yok oluyoruz. Durum böyleyken nasıl yaşayabiliriz?’ Onlara de ki, ‘Varlığım hakkı için diyor Egemen Rab, ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü kişinin kötü yollarından dönüp yaşamasından sevinç duyarım. Dönün! Kötü yollarınızdan dönün! Niçin ölesiniz, ey İsrail halkı!’”

    Teşuva, Yahudiliğin temel öğelerinden biridir ve Tanrı’nın pişmanlığı kabul etmesi, O’nun insanoğluna sunduğu en büyük lütuftur. Yahudi âlimleri, pişman olmak eylemini ikiye ayırırlar: Bunlardan ilki, kişinin günahlarından dolayı cezalandırılacağından korkması ve bu korkudan doğan pişmanlık; ikincisi de, kişinin Tanrı aşkıyla pişman olması. Birincisi, kişinin tüm günahlarını ihmal ve cehalet sonucu işlenen günahlara dönüştürürken; ikincisi de, tüm günahları sevaplara dönüştürür. Nitekim Talmud der ki: “pişman olanların eriştiği mevki, en dürüst kişi tarafından dahi elde edilemez.”

    Yahudiliğe göre ölüm, insanoğlunun işlediği hata ve kusurların bir sonucudur. Eğer insan, günahlardan uzak durarak, ahlakî açıdan en mükemmel hali alabilseydi ve Tanrı’dan hiçbir şekilde uzaklaşmasaydı, ölümü alt edebilirdi. Bu ifade gerçeğe yansıtılacak olursa; insanoğlu Tanrı’nın buyruklarını en güzel şekilde yerine getirebilirse, ölümü, onu daha güzel bir hayata götürmek için bir aracı olacaktır.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap