Varis Nedir? Varis Hastalığının Belirtileri Nelerdir? Varis Tedavi Yöntemleri
Sağlık

Varis Nedir? Varis Hastalığının Belirtileri Nelerdir? Varis Tedavi Yöntemleri

06 Şubat 2021 08:45
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Varis (Venöz Yetmezlik) hastanın hayat kalitesini düşüren yaygın görülen bir hastalıktır. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte koruyucu önlemler alınmasıyla hastalığın seyri yavaşlatılabilir. Bu yazımızda Varis Nedir? Varis Neden Olur? Varis Tedavisi, Varis Belirtileri, Varis Nasıl Geçer? Varis Ağrısına Ne İyi Gelir? sorularının cevaplarını vereceğiz.

    Varis Nedir? 

    Varis problemi cilt altında bulunan venlerdeki 3mm ve daha fazla olan dilatasyonların olduğu durumda ortaya çıkmaktadır. Kapakçık yetersizliği ve buna sekonder gelişen trunkal reflüye bağlı olarak primer varisler ortaya çıkar. Kapakçık disfonksiyonu, yüzeysel venöz yetersizlik olan hastalık yaklaşık %70’inde bulunur. Sekonder varisler ise altta yatan farklı bir patafizyolojik olaya bağlı olarak gelişen varislerdir. Venöz yetersizlik ve varisler, basit bir kozmetik problemden, kronik ülsere kadar değişik klinik bulgular verebilir.

    Kronik venöz yetmezlikte, ekstremite venlerinde yer alan, kanın yerçekiminin etkisine bağlı olarak geri kaçmasına engel olan kapaklarda kazanılmış ya da konjenital faktörlere bağlı fonksiyonel bozukluklar meydana gelmektedir. Kapak fonksiyonlarına etki eden bu bozukluklar, hidrostatik basıncın venöz sistemlerine doğrudan yansır ve geri kaçış olmasına neden olur. Venöz basınca bağlı olarak venler genişler ve kapaklar birbirinden uzaklaşır. Buna bağlı olarak ise kapak yetersizliği daha belirgin bir hale gelir. Proksimalde başlayan bu kapak yetmezliği distale doğru ilerleyerek uzun segmentleri tutabilir. Venöz hipertansiyona neden olarak, proteince zengin sıvının ve kan hücrelerinin kapiller dıvardan intersellüler boşluğa geçmesine neden oluşturabilir. Bu yüzden de yumşak doku ödemi oluşabilir bu da erken dönem sonucu olarak oluşabilir. Uzan vadede, hiperpigmentasyon, deri kalınlaşması ve deride ülserasyon oluşmasına neden olur.

    Varis Belirtileri Nelerdir? 

    Alt ekstremitelerde oluşan varislerin en çok görülen semptomlarının başında ağrı hissi gelir. Ağrı genelde günün sonuna doğru veya dinlenme anında hissedilir, bunun nedeni bacaklardaki dilate venlerin somatik sinirlere baskı yapmasıdır. Uzun süre hareketsiz kalındığında ise ağrı yerini kramplara bırakır. Varislerde görülen diğer semptomlar ise; baskı hissi, sıcaklık ya da yanma hissi, karıncalanma veya batma hissi, kaşıntı, ödem, derideki renk değişiklileri ve en son safhada venöz ülserin oluşmasıdır. Bu semptomların görülmesinin nedeni, kapaklarda ki yetmezliği sonucu oluşan venöz hipertansiyon sonrası kas sirkülasyonun yavaşlaması ve bozulmasıdır.

    Varis Tedavi Yöntemleri

    Varis tedavisi komplike venöz rekonstrüksiyonlar gerektirdiği gibi kompresyon çorapları gibi basit tedavi yöntemleri ile de çözülebilmektedir. Kompresyon tedavisinde operatif tekniklere başvurmak gibi çeşitli yöntemler olsa da hastanın varis konusunda eğitilmesi öncelikli yöntemdir. Tedaviye başlamadan önce doğru tanıyı koymak çok önemlidir. Hangi tedavinin uygulanacağı ekonomik duruma ve kişisel özelliklere göre değişkenlik göstermektedir.

    Bireylerin yaşam tarzları varis oluşumunu engellemede önemli bir rol oynamaktadır. Sık egzersiz yapan kişilerde varis yakınmalarının daha az olduğu belirlenmiştir. Örnek olarak, baldır kaslarını sık kullanan sporcularda varis oluşma olasılığı düşüktür. Uzun süre ayakta durmak ve sabit pozisyonda oturmak alt ekstremiteye gereksiz basınç uygular ve varis oluşma ihtimali doğurduğu için önerilmez. Hemşireler gibi uzun süre ayakta durmayı gerektiren bir meslek söz konusu ise bu bireylere düzenli olarak bacak ve ayak hareketleri tavsiye edilmektedir. Uzun süre ayakta çalışan kişiler her gün yürüyüş ve yüzme gibi üst bacak kaslarını uyaran spor yapmalıdır. Bununla beraber, bacaklara aşırı yük oluşturan kilo alımından kaçınılmalıdır.

    Varis tedavisinde hastalara heterojen birkaç ilaç grubundan oluşan, bitkisel ya da sentetik venoaktif ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Medikal ilaçlar var olan hastalığı iyileştirmediği, ödem ve semptomların giderilmesini sağladığı bilinmektedir. 3 ay boyunca kullanımı önerilen bu ilaçlar semptomatik iyileşme sağlayarak, ağrı, yorgunluk hissi ve kas kramplarını azaltır.

    Safen ven yetmezliği görüldüğü durumlarda geleneksel tedavi cerrahidir. Cerrahi yöntemin genel anestezi gerektirmesi, rekürens oranlarının yüksek olması, skar ve postoperatif oluşum riski gibi dezavantajları bulunmaktadır. Son yıllarda endövöz ablasyon teknikleri maliyetlerinin az olması nedeni ile popüler hale gelmiş ve yüzeysel venöz tedavisinde cerrahinin yerini almıştır.

    Safen ven yetmezliği görüldüğü durumlarda geleneksel tedavi cerrahidir. Cerrahi yöntemin genel anestezi gerektirmesi, rekürens oranlarının yüksek olması, skar ve postoperatif oluşum riski gibi dezavantajları bulunmaktadır. Son yıllarda endövöz ablasyon teknikleri maliyetlerinin az olması nedeni ile popüler hale gelmiş ve yüzeysel venöz tedavisinde cerrahinin yerini almıştır.

    Konservatif Tedavi

    Konservatif tedavinin amacı varis nedeniyle oluşan semptomları azaltmak, komplikasyonlarının oluşmasını önlemek ve hastalığın ilerlemesi durdurmaktır.

    Kompresyon Tedavi

    Kompresyon tedavisi Hipocrates’ten beri yüzlerce yıldır venöz yetmezliğin tedavisinde kullanılmaktadır. Alt ekstemitelerde meydana gelen varislerin tedavisinde varis çoraplarının kullanılması birinci basamak tedavidir. Varis çorapları alt ekstremitelerde bulunan kas pompalarının çalışmasını artırır ve venöz kanın kalp ve akciğere dönüşünü kolaylaştırır.

    Varis Çoraplarının Yararları; varis çorapları, yüzey venlerdeki kanın derin venlere iletilmesini sağlayarak kan akımını artırır, ven çapını azaltır, venöz hipertansiyonun meydana gelmesini engeller, venöz kapakların fonksiyonlarını düzenler, ödemi kontrol eder, ağrıyı azaltır ve kişilerin günlük yaşam aktivitelerini yapmalarını kolaylaştırırlar.

    Varis çoraplarının değişik seviye ve basınçları vardır. Basınçlarına göre 5 sınıfa ayrılmaktadır:

    1. Sınıf A: 10–14 mm Hg (çok az basınç)
    2. Sınıf I: 15–21 mm Hg (hafif basınç)
    3. Sınıf II: 25–32 mm Hg (orta basınç)
    4. Sınıf III: 34–46 mm Hg (güçlü basınç)
    5. Sınıf IV: >49 mm Hg (çok güçlü basınç)

    Hafif basınçlı çoraplar variköz damarlar ve hafif ödemli bacaklarda, orta basınçlı çoraplar ciddi variköz damarlar ve venöz ülser oluşumunu önlemek için güçlü basınçlı çoraplar ise post-flebitik extremite de, venöz ülserlerin tekrarlamasını önlemede ve kronik venöz yetmezlikte kullanılırlar . Varis tedavisinde varis çorabının etkili olabilmesi için, çorap bireye uygun ölçüde olmalı ve doğru bir şekilde kullanılmalıdır.

    Varis çorabı giyinilirken izlenmesi gereken adımlar:

    1. Yataktan kalkmadan önce,10-15 dakika kalp seviyesine tutularak venler boşaltılmalıdır.
    2. Ayaklar yataktan sarkıtılmadan, çorap el içinde toplanmalı, çorabın topuğa tam oturmasına dikkat edilmeli ve daha sonra geri kalan kısmı yukarı doğru kaydırılarak bacağa tam olarak yerleştirilmelidir.
    3. Külotlu varis çorabı giyiliyorsa, çorap her iki bacakta diz eklemini geçtikten sonra ayağa kalkarak çorabın kalça kısmı yerleştirilmelidir.
    4. Çoraplar giyinilmeden önce ayaklar ve bacaklar temiz olmalıdır.
    5. Yataktan kalktıktan sonra, gün içinde çorapların giyilmesi gerekirse bacaklar kalça hizasından 30-40 cm kaldırarak, 10-15 dk. dinlendirdikten sonra, ayaklar sarkıtılmadan çoraplar giyilmelidir.
    6. Gece yatmadan önce çorap çıkarılmalıdır.

    Varis çorabı giyen bireylerin dikkat etmesi gereken durumlar ise; giyilen varis çorabında herhangi bir kırışıklık olmaması, bacağa sürülen kremler varis çoraplarının elastik yapılarını bozabilecekleri için sık kullanılmamalıdır ve varis çorabı giyildiği sürece bireyler ciltlerinde herhangi bir kesik veya yara oluşmaması için ara ara ciltlerini kontrol etmelilerdir.

    Farmakolojik Tedavi 

    Varis tedavisinde farmakolojik tedavi için genelde venoaktif ilaçlar ve diüretik ilaçlar kullanılır. Venoaktif ilaçlar; varis semptomlarını, özellikle ağrı ve ödemi azaltan ilaçlardır. Bu ilaçlar kan akışını düzenler, kapiller geçirgenliği azaltarak ve lenf dolaşımını düzenleyerek ödem oluşumunu azaltır. Yapılan bir çalışmada, 127 hasta rastgele 4 gruba ayrılmış, 3 gruba çeşitli venoaktif ilaçlar verilmiş ve gruba ise plasebo verilmiştir. 30 günün sonunda venoaktif ilaç verilen hastalar ağrı, kaşıntı, ödem, kramp gibi semptomların azaldığını ifade etmişlerdir. Venoaktif ilaçlar benzopironlar, saponosidler, bitki özleri ve sentetik ilaçlar olmak üzere 4 ana sınıf ayrılırlar. Bazı venoaktif ilaçlar:

    • Benzopinler: Coumarin, flavonoidler, hydroksirutosidler vb,
    • Saponosidler: At kestanesi ekstraları,
    • Sentetik ilaçlar: Adenozinfosfat, benzaron, kalsiyum dobesilat,
    • Bitki özleri; Anthocyans, oligomers, ginko biloba’dır. Ancak venoaktif ilaçlar varisleri tamam ortadan kaldırmayıp, sadece semptomlarını hafifletirler.

    Cerrahi Tedavi

    Cerrahi tedavide amaç, varislere neden olan sebepleri ortadan kaldırmak, komplikasyonları önlemek ve kozmetik düzelme sağlayarak hastaları tedavi etmektir. Varis tedavisinde cerrahi işleme karar vermek, hastada var olan semptom ve komplikasyonların şiddetine bağlıdır.

    Varis Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

    Bacaklarında varis olan hastanın muayenesi mutlaka ayakta yapılmalıdır. Hasta ayakta durduğunda bacak damarları kanla dolar ve varisler şişerek ortaya çıkar. Sülük, görülebilen veya palpe edilebilen damarın doğrudan üzerine konulmamalıdır. Mümkün olduğunca varisleşmiş damar cidarının 1 cm uzağına konulmaya çalışılmalıdır. Hastaya, varislerin bulunduğu yere pozisyon verilerek tedaviye başlanmalıdır. Hastanın rahat edebileceği, sülüklerinde uygulanabileceği bir pozisyon tercih edilmelidir. Hasta sırt üstü veya yüz üstü uzanmış iken tedavi uygulanabilir. Tedavide sıkça yapılan bir hata varisler baldırın posteriorunda olmasına rağmen sülük tedavisinin hasta sedyede oturur vaziyette bacaklarını uzattığı için baldırın anterior kısmına uygulanmasıdır. Tedaviden sonraki günlerde bacaklarda hafif ödem oluşabilir. Hastaya bacaklarını yükselterek istirahat etmesi önerilmelidir. Ayrıca kaşıntı için de soğuk kompres uygulanabilir ve kaşıntıyı gidermek için sirkeli soğuk su veya soğuk yoğurt veya kaymak sürülebilir. Kaşıntıyı gidermek için ince dilimler halinde kesilmiş ve soğutulmuş limonun da kaşınan yere konulması faydası olabilir. Kaşıntı konusunda hastalar mutlaka önceden uyarılmalıdır. Uyarıya uymayıp yara yerini kaşıyan hastalarda enfeksiyon gelişebilir. Yara yerinde kalıcı iz kalabilir. Gerekirse kaşıntıyı gidermek için antihistaminik tedavi de başlanabilir.

    Varisten Korunma Yolları

    Venöz yetmezlik tedavisinde ve önlenmesinde yaklaşık 400 yıldır değişik şekillerde kullanılmakta olan kompresyon uygulaması, Virchows triadının ikinci noktası olan ‘staz’ tedavisi için uygulanmaktadır. Hastalığın tedavisinde ve korunmada etkili olduğu bilinen ve hekimin, hastanın en büyük yardımcılarından biri olan varis çoraplarının, toplumumuzda venöz hastalıklı hastalar haricinde kullanımı bilinmemekle birlikte, değişken basınçlar uygulayabilen ve değişik kalite ve boyutlarda birçok formu mevcut olan bu tıbbi destek ürününün kullanımının rahatsız edici olduğu ve çoğu kez kullanıcılar tarafından efektif şekilde kullanılmadıkları literatürde belirtilmiştir. Kullanılan malzeme, örgü ve üretim tekniklerindeki çeşitlilikler sayesinde günümüzde çok çeşitli özelliklerde varis çorapları üretilebilmektedir. Yine kompresyon çoraplarının diz altı, diz üstü veya külotlu tipleri bulunmakla beraber, piyasadaki çorapların büyük bir kısmı yuvarlak örme makineleri tarafından üretilmiştir. Ancak üretimde kullanılan düz makineler ile kişilerin vücut ölçülerine uygun kompresyon çorapları da üretilebilmektedir.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap