Türkiye'de Modifiye Neden Gelişemiyor?
SOSYAL MEDYA

Türkiye'de Modifiye Neden Gelişemiyor?

14 Ekim 2020 21:40
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Modification, dilimize ingilizceden, tıpkı entellektüel kelimesini kısaca halk arasında entel diye bir söyleyişle yeniden dilimize kazandırmış olmamız gibi, bu kavramıda "modifiye" olarak kısaltarak, bir nevi yerlileştirmişiz. Değiştirme ve geliştirme anlamlarına gelen bu kelimenin bile kendisini modificationa uğratarak işe başlamış olmamız, kulağa bu konuda ne kadar iddialı olduğumuzu size düşündürebilir. Fakat durum, bazı nedenler sebebiyle pek de öyle değil. Gelin bu nedenlere bir örneğiyle birlikte bakalım.

    Yurtdışındaki araç modifiye ve restorasyon belgelesellerini keyifle takip eden birisi olarak, bizim televizyonlarımızda da aynı konseptle yerli bir belgesel çekimine başlanmıs olması, ilk başlarda  beni heyecanlandırsa da pek de uzun soluklu olamadan yayından  kaldırılmıştı. Yurtdışında  teslim günü, aracı  sahibine siyah bir perdenin ardında gizleyerek geri sayımla bu perdeyi açarlar, ve araç sahibinin mutluluğu çoğu zaman, adeta kadrajlardan taşacak ölçüde olur. Bizdeki tv programında  bu perde açıldığında ise, araç sahibinin sevinmek yerine kısa sureli de olsa geçirdigi şok kamerlara bakın nasil yansıdı.

    Araca harcanan 40 saatlik mesainin ardından  prodüksiyondan, "eee nasıl  olmuş" sorusuna, aracını modifiye ettiren gencin ilk sözleri şu oldu;

    -Abi arabamın rengini değiştirmişsiniz. Şimdi ben bunu nasıl satacağım. Komple boyalı diye kimse almazki!

    -Sakin ol evlat bu sadece folyo kaplama, istediğin zaman çıkarabilirsin.

    -Abi yalnız plakalar da app degil sanki. yönetmeliğe uymuyor. 400 küsür lira cezası var diye biliyorum. 

    Genç  adam biraz sakinleşsin ve verilen emeğe  hiç olmazsa biraz saygı  göstersin  diye lafa giriyor sunucu;            

    -Hadi bak sana ne göstereceğim:

    18inç alaşımlı çelik jantlar arabana çok iyi bir hava katmamış mi sencede?

    -Abi iyide bu jant ölçüleri ile, bu araba şimdi muayeneden de geçmez.  

    Araca ait her gösterilecek değişimde aldığı aksiyona bakarak, programın daha ilk bölümünden, akibetini az cok kestirebilen sunucu, program kariyerini en az bir bölüm daha sürdürebilecek bir hamle yaparak şöyle bitiriyor yayını.

    -Camlarınada 5 yıl garantili Amerikan cam filmi kapladık! Ama merak etme, %70 geçirgen. Yani çevirmelerde sorun yaşamazsın...

    Türke imkansız de, sonra otur izle diye bir söz vardır bilirsiniz. Bu sözü duymamış olanlarında, internet tarayıcılarına "yurdum insanı" yazmaları yeterli olacaktır. Yani dostlar her konuda olduğu  gibi, modification konusunda da çok iyi işler çıkarabilecek bir potansiyelimiz olmasına rağmen, bazı kurallar yüzünden bu sektör malesef gelişemiyor. Modifiye sektörüne yeni serbestlikler getirilmesi, gençler ve genç kalanların yüzünü güldürmekle kalmayıp, belkide yurt genelinde binlerce kişiye ekmek kapısı olabilecek, en güçlü sektörlerden biri haline gelecektir. Elbette belli başlı sınırları olmalıdır.Neden böyle söylediğimi merak edenlerin de, yine internet tarayıcılarına "başka ülkede yaşayamam" yazmaları, sınırların belirlenmesi adına bir aydınlanma vesilesi olacaktır.
     
    Bu işlemler doğayı ve insan temelli çevreyi düşünerek yapılan modifiler olmalı yine ayni zamandada trafik güvenliğini tehlikeye atmayacak ölçüce olmalıdır. Performans uğruna emisyonu umursamayıp doğayı katletmememiz gerekir. Araca uygun olmayan iç ve dış aksesuarlarla, kaza riskini arttırdığımızı ve buna bağlı olarak yaralanmaların şiddetini de arttırdığımızı unutmamamız gerekir. Düşük devirlerde bile aşırı gürültü yapan ucuz egzoz tercihi ve sistemin çalışması için ilave bir aküye ihtiyaç duyacak kadar abartılı ses sistemleri ile, kimseyi rahatsiz etmeye hakkimiz olmadigini da hatırımızda tutmamiz gerekir. Kısacası ölçü, ölçülülük olmalıdır.

    Bir akaryakıt reklamı vardı hatırlayanlar bilir, "sizin gibi gençleri pistlerde görmek isteriz" derdi Mike karakteri. Kimi maça gidip bağırmaktan, kimi bir deniz kıyısında sessizce balık tutmaktan keyif alır. Kimileride varki drift yapmaktan, lastik yakmaktan hoşlanır. Bunda yanlış birşey yok. Nasıl ateşli silah kullanmak isteyenlere, kazalar yaşanmasın diye poligonlar yer gösteriliyorsa, trafik güvenliğini  tehlikeye atmayacak ve çevreyi  rahatsız etmeyecek şekilde, her ilde bir tane yapılacak trafiğe kapalı yarış pisti varî bir alanla, bu gençlere tutkularını yaşamaları için imkan ve yer sağlamakta bir gereklilik durumudur. Katılımcılar reklam gelirleri, organizatörlerde izleyici biletleri ile bunu sürdürülebilir kılabilir, vergileri ilede devlete gelir sağlanabilir. Birgün bu pistlerde görüşmek ümidiyle...

    H.Enes BAYDAN 

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    Muhammed 18 Ekim 2020 - 15:48

    Harika bir yazı olmuş devamı bekleriz .

    Gürol İSPİROĞLU 14 Ekim 2020 - 22:02

    Yazınızı okudum güzel bir konuya değinmişsiniz. Ülkemizde özellikle modifiye sevdalısı çok genç arkadaşlarımız var ama yasalar gereği maalesef dediğiniz gibi bu alanda ilerleme şansları pek olmuyor. Modifiye alanında uzman olan Erbakan MALKOÇ'un hayatını ve yaptığı modifiyelerin bir kısmını okumuştum gerçekten etkilemişti beni. Kaleminize sağlık keyifle okudum ????????


    Yorum Yap