Sevgililer Gününü Yalnız Geçirenler İçin Muhteşem 10 Film
DİZİ / FİLM

Sevgililer Gününü Yalnız Geçirenler İçin Muhteşem 10 Film

14 Şubat 2021 10:40
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Sevgililer gününde de yalnız olanlar, aşkı hayatın ana malzemesi yapmak için bu filmlere neden bir göz atmıyorsun? Sevgililer gününde, çiftler partnerlerini etkilemek için çoktan ayrıntılı planlar yapmış olmalı. Rezervasyonlar yapılmış, hediyeler satın alınmış veya planlar arasında sade ve sessiz bir gece düzenlenecek; bir kase dondurma, iki kaşık ve izlenmeye hazır insanı iyi hissettiren bir komedi filmi. Bununla birlikte, dışarıdaki tüm bekarlar böyle bir hazırlığı çocukça, rahatsız edici veya dayanılmaz derecede nostaljik bulabilirler. Aşık olmak harika bir duygu olsa da, bazen yalnız olmak ve doğru aşkın farkında olmak da aynı derecede önemlidir.

    Yalnızlar, aşkı romantikleştirmeyen, onu gerçeklik merceğinden gösteren bir film izlemeyi tercih ederler. Yalnızlar filmlerdeki mükemmel bir sona veya izleyicileri aşka özlem duymaya zorlayan bir filme ihtiyaç duymaz. Yalnızlar için  olan sevgililer günü filmleri, ilişkilerin karmaşık doğasını sergilemeli, yalnız olmanın bağımsızlığını övmeli ve her zaman birliktelikle bitmeyen olgun bir aşk anlayışını aktarmalıdır. Şanslı gününüzdesiniz, aralarından seçim yapabileceğiniz bu tür çok sayıda film var ama yalnızca on muhteşem filmi sizler için derledik. İşte sevgililer gününü yalnız geçirenler için 20 muhteşem film.

    10. Marriage Story (Evlilik Hikayesi) - 2019

    Kötü bir boşanma geçiren bekarlar, başarısız bir evliliğin bu akıl almaz derecede gerçekçi tasvirinden uzak durmalıdır. Bununla birlikte, evlenmeyi umdukları birinden ayrılanlar için bu film, belki de daha iyisi için dostça bir hatırlatma olacaktır. Hiçbir ilişki uzlaşmayla gelişmez ve eğer bir ayrılığa yol açan farklılıklar varsa, evli olmak onu onarılmaz hale getirebilir.

    Noah Baumbach yönettiği Evlilik Hikayesi, Scarlett Johansson, Adam Driver ve Laura Dern. Charlie ve Nicole Barber'ın aşkını, evliliğini ve kötü bir boşanmanın dayanılmaz derecede meşakkatli deneyimini keşfetme yolculuğuna çıkarıyor.

    9. 500 Days Of Summer (Aşkın 500 Günü) - 2009

    Ruh eşli kavramı ya da kendinden birini bulmak romantik bir ütopya gibi görünebilir, ancak gerçeklik genellikle bu kadar ilahi bir şekilde işlemiyor. Birçoğu hayatlarının aşkını partnerlerinde bulurken, diğerleri kendinden birini bulmak için başarısız ilişkilerin çevresinde gezinmek zorunda kalır. Sevdiğiniz biri hayatınızdan gittiğinde onu tamamen kaybettiğinizde ne yaparsınız?

    Başrollerini Joseph Gordon Levitt ve Zooey Deschanel'in oynadığı 500 Days of Summer, acı verici bir ayrılıktan ve ilişki ile yaşamın olağan gerçeklerinden akıllıca bahseden bir hikaye. Marc Webb'in ilk yönetmenlik denemesi, gerçek aşkın genellikle insanların kendi arzularına göre tasarladıkları bir yapı olduğunu ve hayatın her zaman herkes için durmadan devam ettiğini gösteriyor. Bazı şeyler maalesef kısa ama neyse ki sürerken tatlılar. Genç izleyiciler için sayısız romantik komedi filminin arasında, 500 Days of Summer gerçekliğin yansımasıdır aslında.

    8. How To Be Single (Bekar Yaşam Kılavuzu) - 2016

    Sex and the City'le şöhreti yakalayan Liz Tuccillo, How to Be Single adlı keyifli romanı da onun ardından yazdı. Christian Drifter, yirmili yaşlarının başındaki genç yetişkinlerin hayatlarını anlatan eğlenceli bir filmin  başrolünde yer alıyor ve çok hızlı hareket eden New York şehrindeki bekar hayatın inceliklerini farkediyor.  Başrollerini Marc Silverstein, Diana Fox ve Abby Kohn'un paylaştığı How to Be Single, rahatlatıcı ve şaşırtıcı derecede gerçek. Günün sonunda, gerçekten ihtiyaç duyulan tek kişinin kendileri olduğunu vurguluyor.

    7. Revolutionary Road (Hayallerin Peşinde) - 2008

    Sevgililer Günü için mükemmel olan birçok korku filmi var, ancak Revolutionary Road bambaşka bir nedenden dolayı rahatsız edici. Sam Mendes'in yönettiği bu film, ilişkiyi sürdürmenin toplumsal baskıları, tekdüze ve titiz bir evlilik sürdürme görevi, sadakatsizlik ve her zaman anlaşılması zor görünen o hayali kaçışın varlığından bahsediyor.

    Revolutionary Road, Kate Winslet ve Leonardo DiCaprio'nun mükemmel performanslarıyla canlandırdığı Wheelers'ın öyküsü aracılığıyla, arada bir durmanın ve sevilen şeyle ilgilenmek için gerekli çabayı göstermenin önemini haykırıyor. Olağan kabul edilen şeyler genellikle parçalanır ve evlilik de farklı değildir. Dışarıdaki tüm bekarlar için, tüm bu ilişkilerin mükemmel olmadığı ve görünüşlerin aldatıcı olabileceği gerçeğini unutulmaz bir şekilde tasvir eden harika bir film.

    6. Cast Away (Yeni Hayat) - 2000

    Tom Hanks'ın oynadığı herhangi bir film genellikle harika olur ve Cast Away da bundan farklı değil. Cast Away ölümsüz umut üzerine kurulu bir film. Issız bir adada mahsur kalan ancak umut etmeye devam eden bir adam. FedEx çalışanı Chuck Noland'ın hikayesi anlatılıyor.

    Noland bu filmle eleştirmenlerce sınavdan geçer not alıyor. Sevgilisini bir kere daha görebilmek için mahsur kaldığı ıssız adadan tekrar evine geri dönmek için orada yaşamayı öğrenir. Bu film, umudun ne kadar güçlü olabileceğini gösterirken aynı zamanda gerçek hayatta umudun genellikle yeterli olmadığını gösteriyor.

    5. Under The Tuscan Sun (Kızgın Güneş) - 2003

    Under The Tuscan Sun filminde bir yazar olan Frances Mayes (Diane Lane), kocasının hamile bıraktığı sevgilisiyle onu aldatmasından sonra mükemmel hayatının nasıl bir anda cehenneme dönüşebileceğini görür. Frances boşanma sonrası depresyona girmeye başladığında, bir arkadaşının önerisine kulak verir ve dikkatini dağıtmak için Toskana'ya tatile gider. Nihayetinde başardığı şey, hayatını, güvenini ve mutluluğunu tamamen kendi başına yeniden keşfetmektir.

    2003'te Audrey Wells'in yönettiği bu film, ayrıldıktan sonra dünyanın sona erdiğini sanan birini izlemek için mükemmel bir film. Yalnız olmanın mutsuz olmak anlamına gelmediğini ve bunu başarmak için çaba sarf edilirse mutluluğun bulunabileceğini yineler.

    4. The First Wives Club (İlk Eşler Kulübü) - 1996

    Diane Keaton, Bette Midler ve Goldie Hawn'ın müthiş üçlüsünün başrolde yer aldığı bu güç verici ve komik film, orta yaşlı üç üniversite arkadaşının 30 yıl sonra arkadaşlarının cenazesinde yeniden bir araya gelmesinin hikayesini anlatıyor. Arkadaşları, eski kocası tarafından daha genç bir kadın için terk edildikten sonra intihar etmiştir ve sebebini öğrenince, üç arkadaş eski kocalarının bile onları geçmişte hafife aldığını fark ederler; intikamı hak eden bir düşünce ortaya çıkar. First Wives Club, sevgililer gününü es geçenler için romantik komedilerden alınacak mükemmel ve eğlenceli bir yol.

    3. A Streetcar Named Desire (İhtiras Tramvayı) - 1951

    Sevgililer gününü tanımlayan, yakın zamanda piyasaya sürülen sayısız film ve şov olsada, yalnızlar, Tennessee Williams'ın Pulitzer Ödüllü bu başyapıtı A Streetcar Named Desire'ın film uyarlamasını renkli filmlere tercih edebilirler.

    Marlon Brando'yu Stanley Kowalski ve Vivian Leigh'i Blanche DuBois olarak ele alan Elia Kazan'ın yönettiği bu film, ilişkilerin genellikle romantikleştirildiği gibi olmadığını destekliyor. "Her zaman yabancıların nezaketine güvenmişimdir." gibi unutulmaz sözler, aşkın savunmasızlığını ve bağımsızlık eksikliğinin Blanche'ın hayatını nasıl mahvettiğini ironik bir şekilde ele alıyor.

    2. Forgetting Sarah Marshall (Aşkzede) - 2008

    Hayatınızın aşkından uzaklaşmanın basit ama son derece zor bir görev olduğunu keşfeden bir başka film. Forgetting Sarah Marshall, Peter Bretter'in Hawaii'ye tatile giderek ünlü ve görünüşte mükemmel eski sevgilisini unutmaya yönelik girişimlerini neşeli bir şekilde ele alıyor.

    Peter olarak da rol alan Jason Segel tarafından yazılan bu filmin senaryosu, eski sevgili ve şu anki ortağıyla buluşmanın korkunç ve acı verici fikrini komik bir şekilde tasvir ediyor. İzleyicilere bir ayrılığın genellikle tüm umutların kaybolacağı anlamına gelmediğini hatırlatıyor. 

    1. Gone Girl (Kayıp Kız) - 2014

    Gone Girl, bir ilişkinin aksamasına neden olanların erkekler veya kadınlar olmadığını, ancak her birinin gerilimlere neden olmaktan eşit derecede sorumlu olduğunu ve belki de bu nedenle onları ilginç ortaklar haline getirdiğini hatırlatan bir film.

    “Birbirimize ne yaptık? Biz ne yapacağız?" Bekarlar, kurnaz bir psikopatla ya da cinsel dürtülü bir dolandırıcıyla ortak olmadıkları gerçeğini film ele alıyor. Rosamund Pike ve Ben Affleck'in başrollerini paylaştığı bu David Fincher gerilim filmi, mutlaka zevk alacağınız bir film ve bununlar beraber hak ettiği şekilde çeşitli adaylıklar ve ödüller aldı.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap