Kanser Nedir? Kanserin Belirtileri ve Kanser Tedavisi
Sağlık

Kanser Nedir? Kanserin Belirtileri ve Kanser Tedavisi

08 Şubat 2021 12:59
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Tüm dünyada yaklaşık 14,1 milyon yeni kanser olgusu tespit edilmiş ve kansere bağlı 8,2 milyon ölüm gözlenmiştir. Az gelişmiş bölgelerdeki kanser olguları tüm olguların %57’sini ve kansere bağlı ölümler tüm dünyadaki kansere bağlı ölümlerin %65’ini oluşturmaktadır. Kanser Nedir? Kanser Belirtileri Nedir? Kanserin Çeşitleri Nelerdir? Kanser Tedavisi, Kanser Evreleri, Kanser Nasıl Oluşur? sorularının cevaplarını sizler için araştırdık.

    Kanserin Nasıl Oluşur? Kanserin Önemi

    Hücreler bir yandan programlı ölüm ile yok olurken, bir yandan da büyüme faktörleriyle çoğalmaktadır. Büyüme faktörleri normalde Deoksiribo Nükleik Asit (DNA)'deki farklı genler ile oluşan proteinlerdir. Büyümenin düzenlemesini kontrol eden proteinler olan protoonkogenlerin, onkogen haline dönüşümü hücre büyümesinin kontrol mekanizmasını bozmakta, kanser hücrelerinin kontrolsüz çoğalmalarına ve büyümelerine yol açmaktadır. Kanser, tek bir hücrede oluşan genetik değişikliklerin hücrenin anormal çoğalma yeteneği kazanması ve farklılaşması ile ortaya çıkar.

    Biyolojik olarak kanser hücresi;

    • Sınırsız üreme
    • Kohezyon (tutunma) azlığı
    • Toksik ve proteolitik enzim salgılama
    • Fagositoz
    • İmplantasyon
    • Motilite (hareket) gibi özelliklere sahiptir.

    Kanserli gen oluştuktan sonra, doku ve organlara yayılır. Kanser gelişiminin son aşaması metastazdır, farklı bölgede yerleşme anlamında olan metastazlar ölüme neden olmaktadır. Kanserlerin türlerine göre hücre denetiminin bozulması süreci farklılık göstermektedir. Bu süreç ortalama 15-20 yıldır. Ayrıca kanser hastalıkları köken olarak aldıkları doku ve organlara göre isimlendirilmekte, verdikleri belirtilere ve bulgulara göre değişiklik göstermekle birlikte tedavileri de kanserin türüne göre planlanmaktadır. Ancak kanserin tedavisinden daha önemli olan nokta erken teşhistir. Çünkü erken tanı konularak tedavisi gerçekleşmediği takdirde ölümlere neden olan çok ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Kanserin Dünyadaki ve Türkiye'deki Dağılımı 

    Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kanser, nedeni bilinen ölümler arasında kalp hastalıklarından sonra gelmektedir. Erkeklerde görülen en yaygın kanser türleri; trakea, akciğer, prostat, mesane ve kolorektal kanserler iken kadınlarda ise meme, troit, kolorektal, uterus, akciğer, mide kanseridir. Sağlık Bakanlığı ülkemizde kanser hastalığının boyutlarını saptamak amacıyla, 1982 yılından sonra kanseri bildirimi zorunlu hastalıklar listesine almıştır. Türkiye’de her yıl 150.000 yeni vakanın ortaya çıktığı düşünülmektedir. Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanlığı 2020 yılı faaliyet raporuna göre, ülkemizde kanserden hayatını kaybedenler 2002’de bütün ölümlerin %12’sini, 2009’da %21’ni oluşturmuştur. Bu oranın 2030 yılına gelindiğinde yıllık 22 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Dünyada her yıl yaklaşık 7.6 milyon kişi (bunun 4 milyonu genç yaşta olmak üzere) kanserden hayatını kaybetmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün “25’e kadar 25” olarak tanımladığı hedef; bulaşıcı olmayan hastalıklara bağlı ölümlerin 2025 yılına kadar %25 azaltılmasıdır. 2013 yılında Dünya Sağlık Toplantısı’nda “Dünya Kanser Bildirge”si yayınlanmış, bu bildirgede genel kanser yüküne değinilerek kanser kontrolünün önemi de vurgulanmıştır.

    Kansere Neden Olan Etkenler

    Kanserin görülme sıklığı ve ölüm oranı ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye büyük farklılık göstermektedir. Bu farklılık birden fazla nedene bağlıdır. Bu nedenler şöyle sıralanabilir.

    • Fiziksel faktörler
    • Sigara
    • Beslenme
    • Kimyasal faktörler
    • Fazla doğum yapmak
    • Genetik ve ailesel faktörler
    • Hormonal faktörler
    • Virüsler, bakteriler, parazitler
    • Ümmünolojik faktörler

    Kansere yol açan nedenler genel olarak çevresel ve genetik nedenler olarak sayılabilir. Çevresel faktörler yiyecekler, şişmanlık, sigara, hormonlar, virüsler, fiziksel ve kimyasal ajanlardır. Farklı kaynaklara göre kanserin beslenmeyle ilişkisi %10-70 (ortalama %35) arasında değişmektedir. Risk altında olanlar daha çok yetersiz ve dengesiz beslenen, yeterince fiziksel aktivite yapmayan, aşırı kilolu bireylerdir. 

    Çalışma ortamlarında bulunan asbest, benzen, krom, çinko, berilyum, kobalt, rafine edilmemiş parafin yağı, mazot, hardal gazı gibi maddeler kanserojenler sayılabilirken, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların da karsinojen olduğu belirtilmiştir. Vücuttaki hormon düzeyi de özellikle meme, endometriyum ve prostat kanserlerinin oluşumunda oldukça etkilidir. Düzenli olarak alınan doğum kontrol haplarının, endometriyum ve over kanserlerini önleyici etkilerini gösteren yayınlar vardır. Bazı viral etkenlerin kanser oluşturduğu ve bazı ailelerde de kanser oluşumuna eğilimin olduğu gözlenmiştir. Bu durumun genetik yapı ve yaşam tarzının benzer olması gibi faktörlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir.

    Kanserin Evreleri

    Yeni bir kanser oluştuğunda, bölünerek yavaş yavaş daha farklı kanser hücrelerinin oluşmasını sağlar. Kansere erken tanı konulursa cerrahi işlemle çıkartılıp alınabilir veya ilaçlar ile tedavi edilebilir. Tümörler benign (selim-iyi huylu), malign (habis-kötü huylu) tümörler olarak sınıflandırılır. Malign tümörlerin tümü “kanser” olarak adlandırılır.

    Kanserin yaygınlığının bir takım tanısal test ve işlemlerle araştırılmasına evreleme adı verilir. Belirli tümörlerin komşu veya uzak organlara yayılım özelliğini bilmek, evreleme işlemininin doğru yapılmasını sağlar. Evreleme ile edinilen bilgiler hastalığın yaygınlık durumunu, hangi bölgelere yayıldığını belirlemede kullanılır. Evrelemede genellikle aşağıdaki sınıflama sisteminden yararlanılır.

    • Evre 0: Tümörün henüz derine ve çevredeki dokulara yayılım göstermediği evredir. Evre 1: Tümör başlangıç dokusunda lokalizedir.
    • Evre 2: Sınırlı yayılımın görüldüğü evredir.
    • Evre 3: Aşırı lokal ve bölgesel yayılımın gerçekleştiği evredir.
    • Evre 4: Metastazın, yani başka doku ve organlara yayılımının gerçekleştiği evredir.

    Kanserin Belirtileri

    Kanserde belirti ve bulgular köken aldığı doku ve organlara göre farklılık gösterir. Bazen de hiç belirti olmadan kontrol muayenelerinde tanı konulabilir. Kanserde belirti ve bulgular şöyle sıralanabilir:

    • Aşırı kilo kaybı, ani zayıflama ve iştahsızlık
    • Vücudun herhangi bir yerinde kitle
    • Göğüs ağrısı
    • Kemik ağrısı
    • Kol ve omuz ağrısı
    • Baş ağrısı
    • Ağız yarası ve tad almada değişiklik
    • Yutma güçlüğü
    • Hepatit
    • Seste kısıklık, sebebi olmayan ve geçmeyen öksürük
    • Vücuttaki benlerde değişiklikler
    • Hazım bozuklukları
    • Misyon ve defekasyon alışkanlıklarında değişiklikler
    • Geç iğleşen ve ya iğleşmeyen yaralar
    • Vücutta kan veya anormal sıvı gelmesi (makat veya rahimden gelen anormal kanama veya akıntılar)

    Bu tür belirti ve bulgular her zaman kanser olmayabilir. Yaş, cins, tutulum bölgeleri, histoloji ve tümör belirleyicileri ile özgeçmiş ve soy geçmiş bilgileri ve bütün tetkiklere bakılarak tanı konulabilir.

    Kanserde Tanı ve Tarama Yöntemleri

    Kanserde erken tanı yöntemleri bu hastalığa karşı verilen zorlu mücadelede oldukça önemlidir. Hastalarda herhangi bir belirti oluşmadan kanserin araştırılmasına tarama denilmektedir. Tanı yöntemleri ise; anamnez, fizik muayene, endoskopi, görüntüleme yöntemleri (akciğer grafisi, mamografi, sintigrafi, ultrason, tomografi, manyetik rezonans) laboratuvar tetkikleri (tam kan sayımı, kan biyokimyası, tümör markırları), biyopsi ve sitoloji olarak sıralanabilir.

    Kanserin Tedavisi

    Kanser tedavisi; hastaya tanı konulduktan ve hastalığın yaygınlığı belirlendikten sonra, hastalığa ve evresine göre uygun tedavi yönteminin seçilmesidir. Kanserde küratif ve palyatif tedavi uygulanabilir. Küratif tedavi, hastayı iyileştirme, eski sağlığına kavuşturma amacı ile uygulanır. Palyatif tedavi ise iyileşme ihtimali olmayan durumlarda semptomları azaltmak veya ortadan kaldırmak, yaşam kalitesini arttırmak, yaşam süresini uzatmak amacı ile uygulanır. Tedavi sürecinde, kanserle gelen karmaşık psikososyal problemlerin yanında, hem kanser hem de tedaviye bağlı komplikasyonların ele alınması gerekir. Hastalara nasıl bir tedavi uygulanacağı hastaların yaşı, hastalığın evresi, ilaçlara olan duyarlılık ile orantılıdır. Hastaların bazılarına cerrahi ve radyoterapi gibi lokal tedaviler uygulanırken, çoğunlukla sistemik kemoterapi tercih edilmektedir.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap