İslam'da Nafaka Var Mıdır?
SOSYAL MEDYA

İslam'da Nafaka Var Mıdır?

31 Ocak 2021 20:07
  • Whatsapp'ta Paylaş

    İslam'da Nafaka Nedir?

    Kişinin maişet ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kendisi ve aile fertleri için harcadığı şeylerin bütünü anlamına gelen nafaka, İslam hukukunda taraflar arasında üç sebeple meydana gelmektedir. Bunlar evlilik, hısımlık ve mülkiyet şeklinde sıralanabilir. Gayri müslimlerin nafakalarının teminin gerekli olup olmadığı meselesi nafaka sebeplerine göre farklılık arz etmektedir.

    İslam'da Nafaka Var Mıdır? Evlilik Nafakası

    Müslümanların gayri müslim kadınlarla evlenmesine şeri olarak cevaz verildiğine göre, onların nafakalarının temin edilmesinde her hangi bir sınırlama veya mahrumiyet mevcut değildir. İslam hukukçuları, geçimsizlik göstererek kocasının itaatinden çıkmış veya mürted olmuş olmadıkça din ayrılığına rağmen hanıma nafakanın gerektiği hususunda müttefiktir.

    Hısımlık Nafakası Nedir?

    Hısımlık nafakasında taraflar aynı nesebe mensup olup gerektiğinde birbirlerinin ihtiyaçlarının akrabalık sınırı içinde karşılarlar. Hısımlık nafakası ilk olarak ana-baba ve çocuklar arasında söz konusu olur. Daha sonra dede nine ve torunları da içine alacak olan hısımlık nafakası nihayet müşterek bir asılda birleşen civar hısımlarını da kapsayacak tarzda sınırları genişler. Alimler, bu akrabalardan birinin gayri müslim olması halinde nafakanın gerekliliği hususunda ihitlaf etmişler. Malikiler ve Şafiiler hısımlık nafakasının gerekliliğinde din birliği şartı gözetmezler. Bilakis, müslüman kafire, kafir de müslümana infak edebilir. Delil olarak nafakayı gerekli kılan delillerin umumiliği, nafakanın eşe kıyası ve yakının öbür yakının bir parçası olma durumu gösterilmektedir. Hanefiler de usulun (babalar, dedeler ve yukarıya doğru) nafakası, füruun (çocuklar ve aşağı doğru çocukların çocukları) nafakası ile eşin nafakasında din birliği şartını koşmazlar. Müslüman ile gayri müslim arasında tevarüs imkanı olmadığına göre bu üç grubun dışındakilerde din birliği şartı gözetirler. Prensip olarak, çoğunluk İslam Devleti`nin vatandaşı olmak kaydıyla usul-furu hısımları arasındaki din farkının nafaka hukukuna hiçbir etkisinin olmayacağını kabul etmiştir.

    Hanbeli mezhebine gelince ise, usul-furu arasında bu şekilde bir din farkının mirasa engel olduğunu ve dolaysıyla bu durumda taraflar arasında nafaka hukukunun da cereyan etmeyeceğini ileri sürerler. “İslam Hukukunda tabiiyyet farkı hısımlık nafakasına engeldir” prensibinden haraketle usul ve furudan birinin gayri müslim bir devletin vatandaşı olması halinde kendisine geçici bir süre ikamet hakkı verilse bile bu hak karşılıklı taraflar arasında nafaka hukukunun cereyan etmesine engel teşkil eder. Taraflardan birinin gayri müslim devletin vatandaşı olması halinde de bu mükellefiyet söz konusu olmayacaktır. Erkek, kendi dînînden olmasalar da fakir iseler ana, baba, dedeler ve ninelere infak edecektir. Babalarla ilgili delil bu ayettir: “Dünyada onlara iyilikle davran”  Çocuğun Allah`ın nimetleri içinde yaşayıp, ana-babasını açlıktan ölüme terketmesi iyilik değildir. Dedeler ve nineler de babalar ve anneler gibidirler. Dede baba olmadığı zaman onun yerine geçer. Netice olarak olarak darulislamda hısımlık nafakasında din farkı gözetilmeden taraflar arasında nafaka hukuku cereyan eder.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap