Halk Arasında Sarılık Olarak Bilinen Hepatit B Nedir? Hepatit B Tanı ve Tedavi Yöntemi
Sağlık

Halk Arasında Sarılık Olarak Bilinen Hepatit B Nedir? Hepatit B Tanı ve Tedavi Yöntemi

07 Şubat 2021 10:30
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Halk Arasında Sarılık Olarak Bilinen Hepatit B Nedir? Hepatit B Nasıl Bulaşır? Hepatit B Belirtileri Nelerdir? Hepatit B Tedavisi, Hepatit B Bulaşma Yolları ve Hepatit B Virüsü, Hepatit B Hastaları Askerlik Yapar mı? hakkındaki bütün soruları sizler için bu yazımızda cevaplandırdık.

    Hepatit B (Sarılık) Nedir?

    Hepatit karaciğerin akut veya kronik inflamasyonudur. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hepatitin en önemli nedenleri viral etkenlerdir. Viral hepatite en sık neden olan etkenler hepatit A, B, C, D, E viruslarlarıdır.

    Viral hepatitler, ilk defa milattan önce beúinci yüzyılda tanımlandı. Kan ve kan ürünleri yoluyla salgınlara neden olduğu 1883 yılında Almanya, Bremen’de çiçek aşılaması sırasında bildirildi. Yirminci yüzyılın ilk yarısında kızamık ve kabakulak immün proflaksisi amacıyla plazma verilen kişilerde, insan serumu içeren sarı humma aşısı yapılan askerlerde ve kontamine iğnelerin kullanıldığı kliniklerde tedavi gören hastalarda sarılık salgınları görülmeye başlandı. II. Dünya Savaşı sırasında kan transfüzyonu yapılan askerlerde önemli sorunlara neden oldu. 

    Hepatit B virus (HBV) ilk defa Blumberg ve arkadaşları tarafından 1965 yılında "Avusturalya (Au) Antijeni" olarak rapor edildi. Tüm virionun elektron mikroskobik görüntüleri 1970 yılında saptanarak "Dane Partikülleri" adını aldı. 

    HBV, akut hepatit, fulminan hepatik yetmezlik, kronik hepatit, siroz ve hepatoselüler karsinomaya (HCC) kadar de÷Lúen karaciğer hastalıklarına yol açabilen bir virüstür. Dalak, kemik iliği, lenf bezleri, vasküler yapılar, böbrekler, sinir sistemi, cilt, kan mononükleer hücreleri gibi ekstrahepatik yapıları enfekte edebilir.

    Hepatit B (Sarılık) Tanısı

    Günümüzde hepatit C tanısı için kullanılan iki test bulunmaktadır. Bunlar virüse karşı oluşan antikoru gösteren Anti HCV ve Viral RNA’nın (HCV RNA) araştırılmasıdır. Burada Anti HCV (+) olmasının hepatit B deki Anti HBs pozitifliği gibi bir anlamı bulunmamaktadır. Anti HCV pozitifliği hastalığa karşı bağışıklığın değil, virüs ile karşılaşmış olmanın göstergesidir. Aktif bir enfeksiyonun varlığı ise HCV RNA pozitifliği ile gösterilir.

    Hepatit B (Sarılık) Hastalığı Tedavisi

    Akut hepatit C’li hastaların yaklaşık % 55-85’inde kronik hepatit C, bu hastaların da % 5-20’sinde 20-25 yıllık bir süreç içinde siroz gelişmektedir. HCV ilişkili siroz gelişen hastalarda 10 yıllık süreçte hepatoselüler karsinoma gelişme riski % 30 civarındadır. Bu da yıllık riskin % 1-2 civarında olduğunu gösterir. Buna karşın akut hepatit C tanısı alıp iyileşenlerde uzun süreli karaciğer komplikasyonları görülmemektedir.

    Primer Amaç: HCV’nin eradikasyonunun sağlanmasıdır. Tedavi ile kalıcı virolojik yanıt elde edildiğinde enfeksiyonun eradike olduğu düşünülmektedir.

    İkincil Amaçlar: Hepatik inflamasyonu azaltmak. Kronik hepatitten siroza ilerlemeyi geciktirmek. Hepatosellüler kanser (HSK) gelişme riskini azaltmak. Karaciğer transplantasyonu gereksinimini azaltmak. Ekstrahepatik bulguları önlemek. Morbidite ve mortaliteyi azaltmak. Yaşam kalitesini düzeltmek.

    Tedavinin uygun olduğu grup: 18 yaş ve üzeri. Belirlenebilir düzeyde (50 IU/ mL üzerinde) HCV-RNA’sı olanlar. Karaciğer hastalığı kompanze olanlar (Total serum bilirubin > 1,5 g/dl, INR 75000, ensefalopati ya da asit yok). Hematolojik ve biyokimyasal değerleri tedaviye uygun hastalar (Hb erkeklerde >13g, kadınlarda >12g, nötrofil sayısı: >1500, kreatinin <1,5 mg/dl). Depresyon tanılı olanlardan hastalığı kontrol altında olanlar.Tedavi uyumunun yeterli olacağı düşünülen hastalar. ALT yüksekliği. Karaciğer biyopsisinde belirgin fibrozis: Metavir.

    Tedavi Seçiminde Özellik Taşıyan Guruplar: 18 yaş altı. Sürekli normal ALT değerleri. Önceki tedaviye yanıtsız/ relaps gelişen olgular. Alışkanlık bırakma programlarına istekli olan intravenöz ilaç ve alkol bağımlıları. Akut hepatit C (AHC) enfeksiyonu. HIV ile koenfeksiyon. Kronik renal hastalık. Dekompanse siroz. Karaciğer transplant alıcıları. Karaciğer biyopsisinde fibrozis olmayan ya da hafif fibrozisi olan hastalar.

    Tedaviyi Kaldıramayan Ters Etki Gösteren Hastalar: Majör kontrol edilemeyen depresyon. Renal, kalp veya akciğer transplantasyonu. Otoimmün hepatit. Tedavi edilmemiş hipertroidi. Gebe ya da kontrasepsiyona uygun olmayan hastalar. Zemindeki ciddi hastalıklar-hipertansiyon, kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı diabet, obstrüktif akciğer hastalığı, <3 yaş. Kullanılan ilaçlara aşırı duyarlılık reaksiyonu.

    Tedaviye Yanıt Alma Süresi

    1. Hızlı Virolojik Yanıt: Tedavinin dördüncü haftasında HCV-RNA’nın negatifleşmesidir.
    2. Erken Virolojik Yanıt: Tedavinin onikinci haftasında HCV-RNA düzeyinin negatifleşmesidir.
    3. Yavaş Virolojik Yanıt: HCV-RNA’nın onikinci haftada en az iki logaritma düşmesi, ancak yirmidördüncü haftada negatifleşmesidir.
    4. Tedavi Sonu Yanıt: Tedavi sonlandığında HCV-RNA’nın negatifleşmesidir.
    5. Kalıcı Virolojik Yanıt: Tedaviden sonraki 24 haftalık izlem sonunda HCV-RNA’nın negatif devam etmesidir.
    6. Tam Yanıtsızlık: Tedavinin 12. haftasında HCV-RNA’nın 2 logaritmadan az düşmesidir.
    7. Kısmi Yanıt: HCV- RNA düzeyinde iki logaritmadan fazla düşme olması fakat 24. haftada pozitif kalmasıdır.
    8. Relaps: Tedavi sonu virolojik yanıt alınıp tedavi kesildikten sonra HCV-RNA’nın yeniden pozitifleşmesidir.
    9. Tedavi Altında Alevlenme (Breakthrough): Yanıtlı hastada tedavi devam ederken ALT yükselmesi ve HCV-RNA’nın pozitifleşmesidir.

    Hepatit B (Sarılık) Hastalığından Korunma Yolları

    • HCV’nin en önemli bulaş yolu parenteral temastır. Bu nedenle kan ve kan ürünleri (İmmunglobulin ve pıhtılaşma faktör konsantreleri de dahil), doku ve organ vericilerinde EIA yöntemi ile anti- HCV araştırılması gerekir.
    • Enfekte olanlar, HCV enfeksiyonu ve bulaş yolları hakkında bilgilendirilmelidir.
    • HCV ile enfekte kişi ile aynı evde yaşayan bireylerin traş malzemesi, diş fırçası ve tırnak makası gibi kanla bulaş olasılığı olan kişisel malzemeleri ortak kullanmamaları konusunda uyarılmaları gerekir. 
    • Sağlık çalışanlarında HCV bulaş riski normal populasyondan yüksek değildir. Tüm tıbbi girişimlerde yalnızca standart izolasyon önlemlerine uyulması HCV’den korunmak için yeterlidir.
    • HCV ile temas sonrasında uygulanabilecek temas sonrası profilaksi aracı yoktur veya immunglobulin ya da interferon uygulanması önerilmez. Temaslı ve kaynak olan kişide anti- HCV araştırılmalı, eğer kaynakta pozitiflik saptanırsa temaslı kişide ikinci-sekizinci haftalar arasında HCV- RNA testi, üç ve altıncı aylarda anti- HCV ve ALT bakılmalıdır.
    • Damar içi ilaç kullanma alışkanlığı olanlar ortak enjektör ve iğne kullanımı ile HCV bulaşı olabileceği konusunda uyarılmalıdır. HCV’nin diğer bulaş yolları konusunda da bilgi verilmelidir.
    • HCV’nin seksüel temasla bulaş olasılığı düşük olduğu için tek eşli heteroseksüellerde kondomla korunma önerilmemektedir, ancak çok eşlilerde diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklarla birlikte HCV’den de korunmak için kondom kullanılması önerilir.
    • HCV ile enfekte hastaların eğer bağışık değil iseler HAV ve HBV virüslerine karşı aşılanmaları önerilir.

    HCV’ nin perinatal bulaş olasılığı yaklaşık % 2’dir. Enfekte kadınlarda gebelik kontrendike değildir. Doğum şeklinin (normal doğum ya da sezeryan) bulaş olasılığı ile ilişkisi yoktur, ancak fötal skalp monitörizasyonu ve membran rüptüründen sonra doğumun gecikmesi bulaş olasılığını arttırdığı için bunlardan kaçınmak gerekir. Gebelik sırasında interferon ve ribavirin kontrendikedir. Emzirme ile HCV bebeğe bulaşmaz. HCV ile enfekte anneden doğan bebeklere doğumdan sonra ikinci- altıncı aylarda HCVRNA, 18 aydan sonra da anti- HCV bakılmalıdır. Daha erken anti-HCV bakılması transplasental transfer nedeni ile yanlış test pozitifliğe yol açabileceği için önerilmez

    • Operasyon öncesi rutin olarak anti-HCV testinin yapılması önerilmemektedir. 

    Kaza sonucu sağlıklı bir insana iğne batması ile bulaş riski % 3 oranında olmasına rağmen, özellikle sağlık personelinin uzun süre HCV’ li hastalarla teması nozokomiyal bulaşı gündeme getirmiştir. Bulaş veya maruz kalmada kandaki viral yük önemlidir. Maruz kalma durumunda olguların ikinci haftada HCV-RNA, 3. Haftada ALT ve antiHCV testleri mutlaka izlenmelidir. Maruz kalmanın sonunda 1 hafta ile 6 ay içerisinde anti- HCV pozitifliği saptanabilir. Herhangi bir olguda akut HCV tanısı konulmuş ise yapılan interferon tedavisi ile % 90 oranında kronikleşme önlenir. Maruz kalma durumunda HCV virüsü 3- 6 ay içerisinde % 20–25 spontan temizlenmeye gidebilir. Tüm kronik viral hepatit etkenleri gibi HCV’de dış ortama dayanıklı olup buzdolabında 7-10 gün infektif özelliğini korur. Halen % 40–50 oranlarında bulaş yolu açıklanamayan kronik HCV olguları vardır.

    Hastane ortamında her hasta viral hepatitler ve HIV açısından bulaştırıcı kabul edilerek kullanılan malzemeler tıbbi atık olarak değerlendirilip yok edilmelidir. HCV’li kan ile bulaşmış yüzeylerin 1/10 oranında sulandırılmış çamaşır suyu ile 10 dakika beklendikten sonra yüzey temizleyicileri ile silinip temizlenmesi uygundur.

    Hepatit B (Sarılık) Hastalığına Karşı Bağışıklık Nasıl Kazanılır?

    Koruyuculuğu ve güvenilirliği kanıtlanmış bir HCV aşısı henüz üretilememiştir. Bu nedenle kronik C hepatiti ve siroz, hepatosellüler karsinoma gibi riskleri önlemek henüz olası değildir. Bu nedenle HCV’ ye karşı koruyucu önlemler alınması şimdilik aşlılamanın önünde yeralmaktadır.

    Başlangıçta transfüzyona bağlı hepatit C enfeksiyonunu önlemek için standart immün serum globulini verilerek yapılan pasif immünoprofilaksi başarısız olmasına rağmen yeni geliştirilen invitro nötralizasyon ve kronik enfeksiyonun erken döneminde, serumda yüksek konsantrasyonda nötralizan aktivitenin gösterilmesi temas sonrası profilaksi için hiperimmün globülin geliştirilmesini sağlayabilir. Şüphesiz profilaksinin esas hedefi güvenli ve etkili bir aşının geliştirilmesidir. Şempanzelerde prototip glikozilat E1/E2 mültimerik aşı güçlü bir etki göstermiş, ancak hümoral immün yanıt geçici kalmıştır. Ümit verici bir gelişme de virüsün antijen proteinlerinin kodlandığı bir veya daha çok geni kapsayan çıplak plazmid DNA aşılarıdır. Bu aşılar, taşıyıcı vektöre gerek olmaksızın enjekte edilebilirler, hem hücresel hem de hümoral immün yanıtı uyarırlar.

    Hepatit B (Sarılık) Hastaları Askerlik Yapar mı?

    Hepatit B hastalığınız geçmeden yani tedavi olmadan hiçbir hepatit b hastasına askerlik yaptırılmaz. Çünkü hastalığın bu tür ortamlarda bulaşma riski çok fazladır. Virüs etkisi yaratır. Bir düşmandan daha tehlikeli bir hastalıktır.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap