Hakan Günday Kimdir? Hakan Günday'ın Edebi Kişiliği ve Romanları
SOSYAL MEDYA

Hakan Günday Kimdir? Hakan Günday'ın Edebi Kişiliği ve Romanları

30 Ocak 2021 10:03
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Hakan Günday'ın Hayatı ve Hakan Günday'ın Edebi Kişiliği

    Hakan Günday, 29 Mayıs 1976 yılında Rodos’ta doğdu. Ankara'daki Tevfik Fikret Lisesi'ni bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümünde üniversite eğitimine başladı. Ertesi yıl Universite Libre de Bruxelles'in siyasal bilimler bölümüne geçti. Öğrenimine Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde devam etti. İlk romanı Kinyas ve Kayra'yı 2000 yılında o dönemde Om Yayınevi'nin editörü Nevzat Çelik'in desteği ile yayımladı. Son romanı Daha Ekim 2013'te yayınlanmıştır. Hakan Günday, eski milletvekillerinden Faik Günday'ın torunudur. 26 Kasım 2014 tarihinde Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen törende 2014 yılı Türk-Fransız Edebiyat Ödülünü almıştır. 5 Kasım 2015'te, Fransızcaya Encore adıyla çevrilen Daha romanıyla Fransa'nın saygın edebiyat ödüllerinden Prix Medicis "En İyi Yabancı Roman Ödülü'nü almıştır. İlk oyunu olan Malafa, 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 2010 yılında gösterime girmiştir. Hakan Günday’ın Daha romanı 2016 yılında Hakan Günday tarafından senaryolaştırılarak yönetmen-oyuncu Onur Saylak tarafından beyazperdeye aktarıldı.
    ​Hakan Günday daha ilk romanı olan Kinyas ve Kayra ile edebiyat dünyasında dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Fransız yazar Louis Ferdinand Celine’in yazdığı “Gecenin Sonuna Yolculuk” adlı eser Hakan Günday’ı hastalığa götürecek derecede etkilemiştir. Bir röportajında Hakan Günday, Celine ile olan durumunu şöyle ifade eder:
    ​““Gecenin Sonuna Yolculuk”u geceleri okudum. Ağustos ayıydı. Terledim. Daha çok da geceleri. Çünkü romanın kahramanı Bardamu, Paris’ten Birinci Dünya Savaşı’na, oradan da Afrika’ya gitti. Sıcağın göbek deliğine. Bardamu doktor oldu ama aşık olamadı. Amerika’da yaşadı ama Ford’da işçi olarak kaldı. Sevişti ama yalan söyledi. Yaşadı ama hayat devam etti. Oysa benimki durdu. Çünkü kitap bitti.
    ​Deniz yatağından kalkıp daha yüksekteki bir yastığa koydum başımı. On beş yaşındaydım. Bir daha okudum. Sonra bir daha. Küvette, okulda, banklarda. Düzden, tersten, ortadan, her yerden. Hep aynı yanıt: “Gecenin Sonuna Yolculuk’u okuyorum.” Bir süre sonra kimse, o aralar ne okuduğumu sormadı. Ta ki yeniden taşınana kadar. Sonra yine aynı yanıt: “Céline okuyorum.”
    ​Yanlış anlaşılmasın, Céline’le hiçbir zaman gerektiği kadar ilgilenmedim. Diğer eserleri umurumda bile değildi. Ben sadece gecenin sonuna gidiyordum. Beş yüz sayfa civarındaki romanı okumam dört yıl sürdü. Bense hiçbir yere varamadım.
    On sekiz yaşındaydım ve hayat, kendimi öldürmemi emrediyordu. Oysa ben dört yıldır üçüncü avucum yaptığım romanı yakmakla meşguldüm. “Gecenin Sonuna Yolculuk”u ezberlemiştim. Okumama gerek yoktu. İstediğim sayfa hafızamda beni bekliyordu. Sonra unutmaya başladım. Unuttum ve biraz daha unuttum. Geriye ben kaldım. “Gecenin Sonuna Yolculuk” bana karıştı ya da tersi.
    ​Bugün ne Céline’in köpeklerinin adlarını, ne de eserlerinin sayısını hatırlıyorum. Bildiğim tek şey, o romandaki karakterler sayesinde kendimi hiçbir zaman (ya da daima) yalnız hissetmediğim (ya da hissettiğim), o roman yüzünden yıllarca başka kitap okuyamayıp cahil kaldığım ve varislerinin beni mahkemeye vermesi ihtimaline oynayarak Céline ailesinden herhangi biriyle tanışma umuduyla o romandan cümleler çalıp Kinyas ve Kayra’ya yamadığım.”
    ​Hakan Günday, günümüzde eleştirmenler tarafından Yeraltı edebiyatının Türkiye’deki önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilmektedir. Romanlarında günlük hayatta karşımıza çıkabilecek sorunlara farklı açılardan yaklaşarak bakar. Romanları genel görünümleri itibariyle avangart edebiyat ürünü denebilecek eserlerdir. Genel olarak edebiyatın müzik ile arasındaki iletişim şaşırtıcı derecede güçlü olarak karşımıza çıkar. Hakan Günday’ın eserlerinin de hikayelerinde barındırdığı bir müzikal altyapı vardır. Günday’ın bu müzik ve edebiyatın iç içe geçtiği eserlerinde okuyucunun iç sesiyle, aklında imgeleştirdiği hikayelerin her birinin bir de melodisi olabiliyor. Hakan Günday’ın müzikle iç içe ele aldığı bu eserlerde yer alan şarkılar, bahislerinin geçtiği yerlere denk mi geldi, yoksa o şarkılar mı yazarın aklındaki hikayeleri şekillendirdi, bunu yalnızca yazarın kendisi bilebilir. Eserlerinde argo ve küfre yer vermiş, sokak kültürünü ve günlük konuşma dilini başarıyla kullanmıştır. Eserlerinde oldukça samimi bir anlatım vardır. Günday’ın roman kahramanlarının genel olarak aykırı bir yaşam tarzı ve düşünce dünyası vardır. Bu kahramanlar, modern dünyada toplumsal normların ve yalnızlığın içinde sıkışmış anarşist ve muhalif yapıdaki kişilerdir. Bu kişiler dünyaya “tutunma” konusunda isteksizdirler. Ancak kahramanların yaşamaktan da vazgeçemedikleri ve bu çelişki nedeniyle huzursuz oldukları görülür. Hakan Günday "benlik-hiçlik", "iyilik-kötülük", "var olmak-yok olmak"  gibi tartışmaları eserlerinde ustaca işler. Günday’ın romanlarında ele alınan bu kahramanların profili ve konuların özellikleri günümüzde edebiyatın bir alt kültürü olan Yeraltı edebiyatının temel özelliklerindendir.

    Hakan Günday’ın Yayınlanan Eserleri

    Kinyas ve Kayra (2000),

    Zargana (2002),

    Piç (2003),

    Malafa (2005),

    Azil (2007),

    Ziyan (2009),

    Az (2011),

    Daha (2013)

    Kana Diz Kana(2020)

    olmak üzere sekiz romanı vardır. Kana Diz Kana ise bir karikatür hikayeden ibarettir. Çizimleri ise Emre Orhun adlı karikatüriste aittir.

    Son zamanlarda yeni kitabı üzerinde çalışan Hakan Günday'ın Daha adlı romanı Onur Saylak tarafından filme de çekilmiştir. Ayrıca Müslüm filminin senaryosunda da yer almıştır. Daha filmi yurtdışında birçok ödüle de laik görülmüştür. Ayrıca Hakan Günday yurtiçi ve yurtdışında da birçok ödül almış, romanları farklı dillere de çevrilmiştir. Fransa, Almanya gibi ülkelerde beğeniyle takip edilmektedir. Hakan Günday 8 yıla yakındır yeni bir roman çıkarmamakta ve hayranları büyük merakla son çıkaracağı kitabı beklemektedir. Buradan da seslenelim Hakan Günday'a okurlarınızı lütfen bekletmeyin.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap