Ayasofya Camii Tarihi ve Ayasofya Camii İçindeki Türbeler
Seyahat

Ayasofya Camii Tarihi ve Ayasofya Camii İçindeki Türbeler

06 Şubat 2021 23:07
  • Whatsapp'ta Paylaş

    Ayasofya Kilisesi yeni ismiyle Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi, İstanbul'un en güzel silüetini oluşturan yapılardan biridir. Son günlerde adından sıkça söz ettiren Ayasofya Camii şimdilerde birçok tartışmayı beraberinde getirmiştir. Ayrıca birçok ülke ile cami yapılmasından dolayı aramızın açılmasına sebep olmuştur. Ülkemizdeki vatandaşların bir kısmı müze olarak kalmasından yanayken diğer bir kısmı ise Ayasofya Camii'nin camii olarak devam etmesinden yanadır. Bu yazımızda size Ayasofya Camii Tarihi ve Ayasofya Camii ile İlgili Bilgiler vereceğiz. 

    Ayasofya Camii Tarihi

    Ayasofya'nın mistik havası, tarihsel geçmişi ve fiziki mekânı okumakla ve gezmekle bitirilemeyecek bir yoğunluğa sahiptir. Benzer bir görüşü henüz 15. yüzyılda iken Ruy Gonzales de Clavijo şöyle dinlendirmiştir: ''Kilisedeki garip ve hayret verici şeyler o kadar çok ki, hepsini burada tarif etmeye imkân yoktur. Bunun için burada birkaç saat geçirmek yetmiyor. Hatta burada birkaç gün geçirmek de yetmez. İnsan burada bütün gününü geçirdikten sonra her şeyi gördüğünü sanırsa da, ertesi gün yine birçok yeni şeyle karşılaşır.'' Ayasofya'nın ilk yapısı I. Konstantinos zamanında yapılmaya başlanmış ancak oğlu zamanında bitirilmiştir. Ayasofya ilk inşa edildiği zaman Büyük Kilise (Megale Ekklesia) olarak adlandırılmıştır. Kiliseye 5. yüzyıldan sonra Sophia denilmeye başlanmıştır. Kilise, Theia Sophia'ya yani Hristiyan üçlemesinin ikinci unsuru olan Kutsal Hikmet'e adanmıştı. Ahşap çatılı bazilika 15 Şubat 360 günü açılmıştır. Bu kilisenin ömrü kısa olmuştur. İstanbul Patriği İoannes Khrysostomos ile İmparator Arkadios' un (395-408) karısı Evdokia arasındaki anlaşmazlıklar sonucu; patrik 20 Haziran 404'de sürgün edilmiştir. Bu sebepten meydana gelen ayaklanmalar neticesinde kilisenin bir kısmı yanmıştır. II. Thedosius kiliseyi yeniden yaptırıp 10 Ekim 415'te tekrar açmıştır. Bu kilise II.Ayasofya olarak anılmaktadır. II.Ayasofya'nın kaderi de I.Ayasofya gibi olmuştur. İustinianos aleyhine başlatılan ve Nika Ayaklanması olarak bilinen ayaklanmada; 532 yılının 13-14 Ocak gecesi II.Ayasofya yanmıştır. Ayaklanma kanlı bir şekilde bastırıldıktan sonra İustinianos kilisenin yeniden yapılmasını emretmiştir. 23 Şubat tarihinde III.Ayasofya olarak adlandırılan bugünkü Ayasofya'nın yapımına başlanmıştır. Ayasofya'nın inşaatı bittikten sonra 27 Aralık 537 günü büyük bir törenle açılmıştır. Ayasofya bu tarihten sonra birçok kez çeşitli nedenlerle tahrip olmuş ve tamir edilmiştir. Tüm bu tamirlere rağmen 15. yüzyıla harap bir şekilde gelmiştir. 29 Mayıs 1453'te 2. Mehmed İstanbul'u fethetmiş ve Ayasofya'yı camiye dönüştürmüştür. Bununla birlikte Ayasofya'ya ahşap bir minare ekletmiştir. Ayasofya Cami'ye Osmanlı Devleti döneminde muvakkithane, kütüphane, türbe ve şadırvan gibi birçok ekleme yapılmıştır. Ayasofya 2020 yılındamüze statüsünden çıkarılıp Diyanet'e bağlı bir cami haline getirilmiştir. 

    Ayasofya sadece ibadet edilen bir yer olmamıştır. Ayasofya farklı işlevler için yapılmış yapılarla çevrili bir dini komplekstir. Ayasofya'yı oluşturan iç ve dış mekânlar vardır. Ayasofya'nın dış mekânındaki yapılar; türbeler, minareler, sebiller, sıbyan mektebi, şadırvan, hazine odası, imarethane ve muvakkithanedir.

    Ayasofya Camii'sindeki Türbeler

    Ayasofya'nın sınırları içinde 5 türbe bulunmaktadır. Bunlar; II. Selim Türbesi, III. Murad Türbesi, III. Mehmed Türbesi, I. Mustafa ve Sultan İbrahim Türbesi ve Şehzadeler Türbesi'dir.

    2. Selim Türbesi: Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan olan oğlu II. Selim Osmanlı Devleti'nin on birinci padişahıdır. II. Selim döneminde Ayasofya Camisi'ne eklemeler yapılırken padişah emriyle kendisi için Ayasofya 'nın önünde bir türbe yapımına başlanmıştır. Mimar Sinan tarafından yapılan türbe henüz tamamlanmadan 1574 yılında Padişah 2. Selim vefat etmiştir. Türbe üç yıl sonra tamamlanmış ve II. Selim'in naaşı buraya taşınmıştır. Türbe içinde toplam 42 sanduka vardır. Türbenin girişindeki çini panolar döneminin en güzel örnekleridir. Bu panolardan sol tarafta olan pano taklittir. Çünkü çini panonun aslı II. Abdülhamid'in de diş doktorluğunu yapan Fransız Albert Sorlin Dorıgny tarafından restore edilip eksiklerinin tamamlanması bahaneleri ile sökülmüş ve yerine imitasyonu konulmuştur. Çini panonun aslı Louvre Müzesi'nde sergilenmektedir. Türbe kare planlı olup dış cephesi mermer kaplıdır. İç içe çifte kubbeli olan yapı sekiz sütun üzerine oturtulmuştur.

    3. Murat Türbesi: XII. Osmanlı Padişahı II. Murad 1595 yılında vefat etmiştir. Padişah türbesinin yapına ise vefatından sonra Mimar Davut Ağa tarafından başlanmış ancak Davut Ağa 1598 yılında vefat etmiştir. III. Murad'ın türbesini Mimar Dalgıç Ahmet Ağa 1599 yılında tamamlamıştır. Türbe II. Selim Türbesi ile Şehzadeler Türbesi arasındadır. Türbenin içinde elli sanduka vardır. Türbenin revaklı bir girişi vardır. Altıgen yapılı türbenin içi 16.-17. yüzyıl İznik çinileriyle kaplanmıştır.

    3. Mehmed Türbesi: Osmanlı Devleti'nin XIII. padişahı III. Mehmed 1603 senesinde vefat etmiştir. 3.Mehmed'in türbesi Mimar Dalgıç Ahmed Ağa tarafından 1608 yılında yapılmıştır. Türbeye Sultan III. Mehmed haricinde Sultan I. Ahmed' in annesi Handan Sultan, Sultan I. Ahmed'in şehzadeleri ve kızları, Sultan 3. Murad'ın kızı Ayşe Sultan ve diğer şehzadeler defnedilmiştir. Türbede toplam on dört sanduka bulunmaktadır. Türbe sekizgen bir plana sahip olup zemini tuğla döşeli dışı ise mermer kaplıdır. III. Mehmed Türbesi'nin en karakteristik özelliklerin birisi türbe kapısının üstündeki istiridye kabuğu şeklindeki alınlıktır.

    1. Mustafa ve Sultan İbrahim Türbesi: XV. Osmanlı padişahı olan I. Mustafa 1639 tarihinde vefat etmiştir. Bunun üzerine; Ayasofya'da fetihten önce vaftizhane olarak kullanılan fetihten sonra ise kandil yağlarının deposu olarak kullanılan alan türbeye çevrilmiştir. I. Mustafa da buraya defnedilmiştir. Cenazenin örtülmesi için has bahçeden toprak getirilmiştir. 1648'de vefat eden Osmanlı Devleti'nin XVIII. Padişahı İbrahim'de bu türbeye defnedilmiştir. Sultan I. Ahmed'in kızları, Sultan IV. Murad'ın kızı Kaya Sultan, Sultan II. Ahmed'in şehzadeleri, kızları ve hanedan mensupları da buraya defnedilmiştir. Türbede toplam 19 sanduka bulunmaktadır. 

    Şehzadeler Türbesi: Şehzadeler türbesi; Padişah III. Murad'ın annesi Nurbanu Valide Sultan için Mimar Sinan'a yaptırılır. Ancak Nurbanu Valide Sultan II. Selim Türbesi'ne defnedilir. Bu türbeye ise veba salgını sonrası vefat eden şehzadeler defnedilmiştir. Bundan dolayı şehzadeler türbesi olarak bilinmektedir. Türbe oldukça sade olup dıştan sekiz içten ise dört köşelidir. Türbede beş sanduka vardır. Sultan III. Murad'ın dört şehzadesi ve bir kızı buraya defnedilmiştir.

  • Whatsapp'ta Paylaş

    Yorumlar

    İlk Yorum Yapan Sen Ol smiley


    Yorum Yap